Zor Is Komedi

Ingilizce kitap okumaktan biktim deyip elime gecen ilk Turkce kitabin Ingilizce aslindan ceviri bir kitap oldugu gecenin hayatin bir cilvesi olmasi gerektigine inanip, herhangi bir dilde hicbir kitap okumadan uyumaya karar veriyorum. 

Cem Yilmaz anlatmisti sanirim showlarinin birinde, ya da Sahan Gokbakar. Cok da fark etmez.

"Komedi nedir?"

Nedir?..

"Komedi, icmek icin plastik siseden bardaga su koyup sonra plastik sisenin dibinde kalan suyu icmektir."

Kisinin ilgisini belli bir amaca dogru yonlendirip sonra beklenmeyeni yaparak sasirtmak miymis yani ? Olabilir. Ama eger oyleyse o zaman belki de hayat beni bu gece guldurmek istemistir. 

Gulmedim.

Kaldi ki komedinin pet siseyle, cam bardakla falan aciklanmaya calisilmasi da hosuma gitmemisti. Her seyi de baside indirgemeye, icinden derinligi sokup atmaya gerek yok. 

Bazen birak derin kalsin.

Ata Demirer'in komediye yaklasimini o yuzden sevdim sanirim. Gecenlerde oturdu ya cilingir sofrasina Ece Temelkuran'la, hani oku bitir bir daha oku bir roportaj cikti ortaya. Orda demis trajedi kolay, zor olan kotu olaylarin icindeki espriyi gormek diye.

Cok hakli, suan esprisini kaybettim bulamiyorum hayatimin. Hayir, sikildigim Ingilizce kitaplari Amerika'da gecirdigim uzun sureye, sonra elime gecen ilk Turkce kitabin da Ingilizce'den ceviri bir kitap olmasini Turkiye ozleminin ikinci elligine, yapmacikligina ve geciciligine gonderme olarak kullanmiyorum. Hele hele hicbir sey okumadan uyumaya karar vermis olmamin iki kita ortasinda kalmis, caresizlikten ne saga ne sola gidemeyip okyanusun dibini boylama hissine benzetmekle yakindan ilgim olmaz. 

Ben sadece trajedi kolay diyorum. Komediye saygi duyuyorum ve o yuzden ne okuyorum ne de uyuyorum. 

Yaziyorum.

DA